Sıkça Sorulan Sorular

Psikoterapinin faydalı olup olmadığını nasıl anlarım?

Öncelikle terapinin başında psikoterapiye geliş nedenleriniz ve bu doğrultuda terapistinizle belirleyeceğiniz hedefler çok önemlidir. Bu hedefleri terapiye başvuru yapmadan önce somutlaştırmak bazı danışanlar için zor olduğundan “içimdeki sıkıntıyı atmak istiyorum”, “kaygılanmamak istiyorum” şeklinde tam olarak tanımlanamayan isteklerle gelebilirler. Psikoterapistinizin yardımıyla belirsiz hedeflerin netleştirilmesi, baştan varmak istediğiniz noktayı ortaya koyacak ve terapinin seyrinin nasıl gittiğini anlamanıza, iyi gidip gitmediğine karar vermenize yardımcı olacaktır. Örneğin amacınız “günlük yaşamdaki işlevselliğinizin üzerinde takıntılarınızın etkisini azaltmak” ise, hedefiniz “kontrol ihtiyacınız yüzünden yetiştiremediğiniz günlük işlerinizi daha iyi organize edip tamamlamak” olabilir.

Psikoloğum anlattıklarımı haberim olmadan yakınlarımla ya da başkalarıyla paylaşır mı?

Pek çok danışanın psikoterapiye gelirken en çok korktuğu unsur, anlattıklarının terapi odasının dışına sızması ve başkaları tarafından öğrenilmesi korkusudur. Psikoterapi odası kişinin en yeri geldiğinde mahrem sırlarını ortaya koyduğu özel bir alandır. Bu sebeple psikoterapinin en önemli etik kurallarından bir tanesi, psikoterapistin gizlilik ilkesine sadık kalmasıdır. Psikoterapi, terapist ile danışan arasındaki terapötik ilişkide inşa edilecek temel güven duygusu üzerine bina edilir. Eğer danışan, terapistinin gizliliği sağlamadığı hakkında bir güvensizlik yaşıyorsa, terapiden fayda görmek oldukça zordur. Bu problem terapiye direk olarak etki eder ve açıkça konuşmakta zorlanırsınız.

Genellikle ilk seansta kurulacak olan terapötik ilişkinin çerçevesinden bahsedilerek danışan gizlilik ilkesi hakkında terapisti tarafından bilgilendirilir. Eğer terapinin devamında böyle bir kaygı yaşıyorsanız, bunun en güzel çözümü, hissettiğiniz endişeyi terapistinizle açık yüreklilikle paylaşmaktır. Türk Psikologlar Derneği’nin web sitesinde Etik yönetmeliği hakkında yayınlanmış olan bildirgeyi okuyarak, psikologların gizlilik konusundaki yükümlülükler hakkında bilgi sahibi olabilir, ya da linke tıklayarak sitemizden konu hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz: Gizlilik İlkesi

Psikoterapistin etik olması, iyi bir psikoterapist olduğu anlamına da gelir mi?

Psikoterapistin etik kuralları gözetiyor olması terapinin başlıca gerekliliğidir. Ancak psikoterapinin sağaltıcı etkisini sadece etiğe uyup uymamaya göre değerlendirmek de mümkün değildir. Öncelikle danışanın sorunun temel kaynağını anlayabilmek terapistin tedavi planı yapabilmesi için çok önemlidir. Biyo-psiko-sosyal bir bakış açısıyla danışanın problemini çok yönlü değerlendirebilmek, kişiye uygun bir terapi yaklaşımını benimseyebilmek oldukça önemlidir.

Danışanın temel problemi geçmişte yaptığı davranışsal öğrenmelerle bağlantılı bir takım davranış paternlerindeki sorunlarla alakalıysa davranışçı terapi uygulamaları, eğer danışan bilişsel çarpıtmalarının ağırlıklı olduğu kognitif şemalarıyla ilintili bir sorunlarla gelmişse bilişsel yaklaşım, eğer danışan çocukluk çağından itibaren süregelen ve yaşamının tümüne yayılarak katılaşmış bir kişilik örüntüsüne dayalı sorunları işaret ediyorsa dinamik terapiler, eğer danışan varoluşçu bir anlam arayışı ile yaşamındaki boşluğu manalandırmak, nihai yaşam hedefini sorgulayıp ölüm anksiyetesine çözüm aramak gibi bir ihtiyaç ile psikoterapiye başvuru yapmışsa varoluşçu terapi uygulamalarıyla ihtiyaca uygun bir tedavi planı tasarlanması faydalı olacaktır. Bu sebeple her insana ya da soruna aynı psikoterapi yaklaşımının iyi geleceğine dair bir kaide yoktur. Psikoterapistin bu alanlardaki yetkinliği oldukça önemlidir. Terapiye başvuru yapmadan terapistin deneyimi hakkında kısa bir araştırma yapmak faydalı olabilir. Aldığım terapi eğitimleri ile ilgili bilgi sahibi olmak için tıklayınız: http://alienginuygur.com/hakkimda/

[aio_button align=”center” animation=”pulse” color=”purple” size=”small” icon=”home” text=”Anasayfaya Dön” relationship=”dofollow” url=”http://alienginuygur.com/”]